PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yalan Saatleri



Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:04
Donald Ramsfeld ölmüş ve cennete gitmiş .. Aziz Pederin karşısında cennetin kapısında dururken arkasında saatlerle dolu çok büyük bir kapı görmüş, ve sormuş :- Bu saatler ne böyle?Aziz Peder cevap vermiş :- Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati vardır.. Her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder..Ramsfeld :- OO, peki bu kimin saati?- Bu Azize Teresa'nın saati.. İbre hiçbir zaman oynamadı, yani hiç yalan söylememiş..- İnanılmaz, demiş Ramsfeld. Peki bu kimin saati? Aziz Peder cevap vermiş :- Bu Abraham Lincoln'ün saati. İbre iki kez hareket etti, yani Abe tüm yaşamında sadece iki kez yalan söyledi..En sonunda Ramsfeld dayanamamış ve sormuş :- Peki Bush'un saati nerede?- Bush'un saati İsa'nın ofisinde, İsa onu vantilatör olarak kullanıyor...

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:04
Eriyor!!
Deli , kahveye girdiginde soluk solugaydi. Bos bir masaya oturup ocaga seslendi :- Bana bir çay!..çay geldi , sekerleri atip karistirdi. Garsonadan yine seker istedi. Onlari da atipkaristirdi, yeniden istedi. Garson :- Sekiz seker koydun çaya, dedi saskin saskin,- Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor!..

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:05
Politika
Bir gün çocuk eve gelir ve babasına- Bize politika nedir diye ödev veriler, der. Baba yanıt verir:- Bak oğlum ben kapitalizm, hizmetçimiz işçi sınıfı, annen devlet, sen halk, kardeşin ise gelecek.Gece oluyor ve kardeşi ağlıyor. Bakıyor ki kardeşi altına doldurmuş. Babasının odasına gidiyor babası hizmetçiyle yatıyor, annesinin odasına gidiyor ve annesi uyuyor. Çocuk gidip yatıyor sabah kalkıyor ve babasına diyor ki; baba ben politikanın ne olduğunu öğrendim. Kapitalizm işçi sınıfını kullanıyor, devlet uyuyor, halk kimsenin umrunda değil ve gelecek bok içinde...

ALACA
26.11.2006, 17:05
Bizim Ülkemizdede Saati vantilatör olarak kullanılacak çok yönetici var.

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:06
Pardon...
Adam karısıyla konuşmak için evine telefon açar. Telefonu tanımadığı bir kadın açar. Adam tanımadığı bir ses duyunca şaşırır. Kadına sorar :- Sen kimsin?- Evin hizmetçisiyim efendim.- İyi de bizim hizmetçimiz yok.- Evin hanımı beni bu sabah işe aldı efendim.- Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı çağırır mısın?- Az önce bir bey geldi, hanımım kocası olduğunu söyledi ve birlikte yatak odasına çıktılar.Adam deliye döner...- Ne? Pekala, biliyordum zaten! Şimdi iyi düşün... Bir anda on milyar kazanmak ister misin?- Tabii isterim...- İyi o zaman. Telefonun yanındaki çekmecedeki silahı al ve o hain kadınla sevgilisini öldür!- Önce ayak sesleri, sonra da silah sesleri duyulur, hizmetçi telefona döner :- Öldürdüm efendim, cesetler ne olacak?- Havuza at, ben hallederim!- Ama burada havuz yok ki...- Ne? Orası 244 78 63 değil mi?"- Hayır!- Pardon yanlış numara...

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:07
Üstü Kalsın
Adamın biri bir gün bara gider ve barmene :-Hey barmen bana bir bira. Barmen :-Buyrun efendim, der. Adam bir dikişte birayı içer ve taakk diye masaya bardağını vurarak :-Borcum kaç lira. Barmen :-On lira, der. Adam demir on tane bir liraları üst üste dizerek elinin tersiyle vurur dağılan paraları barmen ya sabır diyerek teker teker toplar. Aynı adam ertesi gün yine gelir ve üç bira ister borcunu sorar. Barmen :-Otuz lira, der. Yine paraları üst üste koyar elinin tersiyle vurur. Çok sinirlenen barmen müşteri velinimettir der ve yenide paraları toplar. Bu adamın yaptığı olaylar ard arda devam eder en sonunda sinirlener barmen bu adam bir daha bara gelip aynı şeyi yaparsa çök kötü dayak atacağına dair kendi kendine yemin eder. Ertesi gün adam yeniden gelir ve onbir tane bira içer ve borcunu sorar ve barmen :-110 lira, der. Barmen tam adama yumruk atacakken adam cebinden 1000 lira kağıt para çıkartır barmen şaşırır ve ulan der şu adama bir oyun oynayım. Daha evvelden adamın ona vermiş olduğu bozuk paraları üst üste dizip elinin tersiyle vurarak dağıtır ve ekler :-Buyrun efendim paranızın üstü. Adam barmene bakıp alaycı bir şekilde gülerek :-Üstü kalsın, der.

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:08
2 adam Akmerkez de karilarini kaybetmis hararetle ariyorlarmis. Ortada kosusturup dururken birbirlerine çarpmislar. Ne oluyor birader demeye kalmamis, birisi:

-"Kardes kusura bakma karimi kaybettim de onu ariyorum" demis. Digeri

-"Sende kusura bakma ama bende karimi ariyorum" demis.

Adamlardan birinin aklina bir fikir gelmis ve

demis ki:

-"Arkadasim madem ikimizde karilarimizi ariyoruz, karilarimizin tipini birbirimize tarif edelim ve ayri ayri yerlerde aramaya baslayalim. Eger rastlarsak saat 4te Mac Donalds in önüne gitmesini söyleriz demis. " Digeri tamam demis ve baslamis karisini tarif etmeye:

-"Benim karim sarisin, mavi gözlü, 25 yasinda, 1,75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabi ve kirmizi mini etekli tek parça elbise giyiyor" demis. Ve diger adama

-"Senin karin nasil biri?"diye sormus.

Diger adam : -"***tir et benimkini seninkini ariyalim... :)

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:10
Bir gün taksiye binen bir müsteri soföre bir sey sormak için hafifçe omzuna dokunur. Soför bir çiglik atip,direksiyonun kontrolünü kaybeder, bir otobüse çarpmak üzere iken direksiyonu kirar,kaldirima çıkıp,bir vitrinin önünde arabayı durdurur arkaya dönüp müsteriye: "Hayatta bir daha bunu yapmayin!" diye bağırır. Müşteri ise şaşkınlıkla bir ufacık dokunmanin onu bu kadar korkutup sıçratacağını düşünemediğini söyler.
Bu arada kendini toparlamiş olan soför,müsteriye dönüp:
"Haklısınız, aslında sizin kabahatiniz yok" der.Bugün benim ilk taksi şoförlüğüm, 25 senedir cenaze arabası şoförüydüm...

Çerkezoğlu
26.11.2006, 17:11
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

EnqiN_PashA
28.11.2006, 21:31
Bizim ülkemizdeki saatler Güney'tarafına klima etkisi bile yapıyor